| 
BU AY KASTIK 2 (YAZIYLA İKİ) TAKTİK ÇIKARDIK PDF Yazdır e-Posta
Administrator tarafından yazıldı.   
Pazar, 28 Şubat 2010 17:31

TAKTİK 1

Bilirkişi: Ayşe Durkan (İsmimi vermekte bir sakınca

görmüyorum)

 

-Aloo, söyle bakalım balını yedin mi bugün?

 

-Yok, yemedim, istemiyorum yemek.

 

-Aferin! Yeme, bağışıklık sistemin zayıflasın, hasta ol, yataklara düş!


 

-Öf abartma sen de ama…


 

-Aa hem bak ben bugün denedim, bi’ kaşık balı ağzına koyup dilinle damağına bastırınca

 

çok garip şeyler oluyor…

 

-Ne? Ne oluyor?

 

-Nasıl anlatacağımı bilmiyorum ki, garip işte. Denemek lazım.

 

-Hadi ya, du bakayım ben de deneyeceğim…

 

...

 

-E hani? Hiçbir şey olmadı?

 

-Hihohoyt ne sandın düdük, ne olacaktı? Böyle yedirirler işte…

 

-Öf annem gibisin ya…

İşte bu son cümleyi şu konuşmaya kadar daha önce hiçbir sevgilimden duymadım ben. Hani dizilerde oluyor ya, sevgilisinden böyle bir cümle duyan kız arkadaşlarıyla dedikoduya oturuyor, “Beni annesine benzetti biliyo musunoooz” diye dertleniyor. Sana yemin ediyorum ki okur; bunlar hep yalan dolan. Nedir yani, madem adamı bu noktaya getiriyorsun, bu kadar anaçlıkla dolup taşıyorsun. Üstüne niçin bozuluyorsun?

Şu satırların sahibi var ya, o kadar anaç, o kadar anaç ki; bir gün iyice coşarak: “Bana anne dedin... ühühüh” diye duygulanıp sevinç gözyaşları akıtacağından korkuyor. Ötesi var mı sence?

 

Saçma sapan yerlerde yazıyor ya bazen, ‘ONA ANNESİ GİBİ DAVRANMAYIN’ diye, hah işte ben bunu nasıl uydurduklarını anlayamıyorum. Sevgiliyi çok fazla düşünmek, kılına zarar gelsin istememek ne zamandan beri ket vurulacak davranışlar arasına girdi ki? Uzun vadede zafer elde edebilmek için taktikler arasında boğulup kaldık, farkındayız değil mi?

 

Her birimiz saten geceliklerimizi giyip elimizde birer kadeh viskiyle “Ahh finallerine çalışmıyor/toplantına hazırlanmıyorsun sevgilim ama, zerre umrumda değil, sesimi de çıkarmıyorum fark ettiysen, annen değil sevgilinim çünkü, istersen okuldan atıl ah-hahaha” diye Suzan Avcı moduna girsek mesela, adam gelip “İşte seni bu yüzden seviyorum yavrum, ne kadar düşüncesiz ve duygusuz birisin, ver bakayım bi’ alt dudak!” diye arkamızdan sarılacak mi?

 

Babayı alırsınız demek istiyorum izninizle. Evet, belki bir müddet çok iplemiyor göründüğün için çekici gelebilirsin; ama uzun vadede zafer kazanamayacaksın, bir tarafında patlayacak muhtemelen. Çünkü erkek kısmısı şefkat istiyor, sınırsız ilgi istiyor anladığım kadarıyla. Sonra adamın çıkıp “Beni boğuyorsun” demesi de tamamen onun tutarsızlığı, aldırma. Kalk şimdi bi’ portakal soyup zorla ağzına sokmaya çalış, ertesi gün “tapılacak kadın” olursun. Garanti. Kasma hiç kendini.



Sonuç olarak ben derim ki; sokakta hanımefendi, mutfakta aşçı, yatakta da bilmem ne oluyorsunuz ya, oturma odasında da annesi oluverin, çeşitlilik katmış olursunuz hem J

Sevgiler. Bye.


TAKTİK 2

Bilirkişi: İsmini verdiği takdirde mutfak köşesinde sıkıştırılmaktan korkan Madam Brownie yazarı

Mutfakta aşçı, sokakta hanımefendi, yatak odasında…

Oldu canım, başka?

Yıllardır söylenip duruldu ve eğer siz bu satırları okuyorsanız şu an, bunun yalnızca bir şehir efsanesinden ibaret olduğu konusunda hemfikirizdir muhtemelen. Ya da kazara gelmişsinizdir buraya, o kadarını bilemiyorum.

Şehir efsaneliğini geçtim, bu kadar mükemmeliyet de sıkıcıdır kanımca. O ne canım dört dörtlük yemek, dört dörtlük duruş, dört dörtlük pozisyon… Bu devirde mükemmel kadınlar da aldatılıyor ayrıca görüp durduğumuz gibi. Biraz renk, biraz çeşit lazım olaya. Formülse çok basit:

Yerlerini değiştiriyoruz. Evet evet, aşçılığı yatak odasında yatağa kahvaltı götürmek suretiyle sergileyip mutfağıysa seks köşesi haline getiriyoruz arada bir. Zaten 10’umuzdan 10’unun ya mutfak tezgahı ya da mutfak masası fantezisi vardır. Böylece dört dörtlük olmak yerine zevkten dört köşe olmakla kalmayıp mutfak kısmından da kaytarabiliyoruz. İki dilim tost ekmeğinin arasına koy kaşarı, domatesi; yanına da portakal suyuyla bi’ fincan nescafeyi sıkıştır tepsiye –hatta küçük tepsi tercih edin ki, tepsiden taşsın, fazlasını isteyemesin filan- “Günaydın tatlım” gülücükleriyle gir odaya; bak bakalım sonra “Nerde benim rafadan yımırtam?!” diye söyleniyor mu? Hı, söyleniyorsa “Yuh be adam, yatağına kahvaltı getirdim yetmedi, anneme gidiyorum ben!” diye blöf yap, sen daha odanın kapısını bulmadan belinden kavramazsa bi’ daha kimseye taktik maktik vermiyorum kardeşim!

Kavrarsa da, yatakta ayıp olmaz canım, ne var ;)

Sen keyfine bakarken ben son sözlerimi söyleyip kaçacağım müsaadenle:

Gördüğün gibi olay çeşitlemeden ibaret. Ben temelini verdim, gerisi sana kalmış. Yalnız kombinasyonlara dikkat etmek lazım yine de, yatakta hanımefendi olmaya gelmez ya da ne bileyim, yeri gelir telefonda da hanımefendi olmazsın. Hayat dört odadan ibaret değil ya!

İyi eğlenceler, bye.

Son Güncelleme: Salı, 02 Mart 2010 01:11
 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

Reklam

Bu alana Reklam Verebilirsiniz.

Anket

Hangi Erkek Tipi Daha Çekici
 

Paylaş

| More

Bazı Veriler

Üyeler : 163
İçerik : 129
İçerik Tıklama Görünümü : 99859

Son Yorumlar

RSS

Google Takibi